Süreyya Soner Hakkında

Balkan göçmeni bir ailenin ilk çocuğu olarak 1952 yılında İstanbul Eyüp’te doğar. Babası denizaltı subayıdır ve uzun süreli deniz yolculuklarına çıkar. Süreyya, babasının çalışmayı hayal ettiği Süreyya Paşa gemisinden ismini alır. Bulundukları çevreye göre, görece daha iyi sosyal ve ekonomik şartlara sahip bir ailenin içinde büyür. Çocukluğu balkan göçmenlerinin yerleştirildiği Zeytinburnu Tepebağ’da geçer. Hayatla ilk tanışması da burada olur. Beşiktaş’la tanışması da…

Süreyya okulu sevmez. Buna üzülecektir daha sonra ama hayat da bir okuldur. Tıpkı Yeşilçam gibi. Türk Sinemasının kalbi olan Yeşilçam’da ilk gençlik yıllarını geçirir. Aynı dönemde matbaada işçi olarak çalışır. Ama aklı film setlerindedir ve Beşiktaş’tadır. Matbaadan kaçabildiğinde gittiği iki yer vardır. Beşiktaş maçları ve film setleri.

Yeşilçam’ı çok sever. Ancak futbolu ve Beşiktaş’ı da çok sevmektedir. O dönem, İstanbul’un her yeri top sahasıdır ve her mahallede neredeyse bir takım vardır. İstanbul’un bir çok semtinde bu mahalle takımlarının kalesini korur.

Yeşilçam, futbol, matbaa derken bu yıllarda iki büyük kayıp yaşar… Hayatı altüst olur. O dönemi şöyle ifade eder: Şansım varmış Beşiktaş’a girdim. Çok acıydı her şey…Beşiktaş hayatımı kurtardı.

Süreyya artık Şeref Stadı’nda, Beşiktaş’ın malzemecisi olarak çalışmaya başlar? 

Sonrası ne mi? Sonrası Güzel Adam Süreyya.