Belgesel Hakkında

2011’in kış aylarında Süreyya Soner, nam-ı diğer Malzemeci Süreyya ile, Gökçe Kaan Demirkıran’ın İnönü Stadyumu’nda yolları kesişir. Bu kesişme bir dostluğa dönüşür. Bu dostluk Gökçe’yi Süreyya’nın hayat hikayesine dair bir yolculuğa çıkarır. Bu yolculuk doğal akışında gelişir. Beşiktaşlı bir belgesel yönetmeni olarak Gökçe bir süre sonra Süreyya’ya şu teklifle gider. Hayat hikayeni belgesel film yapalım, ne dersin? Ve ekler, Beşiktaş’la birlikte bütün hayatın… Süreyya yanıt verir: Hayatım Beşiktaş değil mi zaten?

Bundan sonra iş Süreyya’dadır. O, önce Gökçe ile kurduğu dostluğu düşünür. Sonra kabul eder. Çünkü sinema onun hayatında başka bir yere sahiptir.